Dizi & FilmKültür & Sanat

Bir Gerilim Hikayesi: Davet

0

Kötü bir geçiren biri kaçış yolu olarak kendini film izlemekle bulur. Film izleyenler ikiye ayrılır; kendini rahatlatmak için komedi filmi izleyen ve psikolojik gerilim filmi izleyenler. Bana soracak olursanız lanet bir günü sonlandırmak için kaliteli bir psikolojik gerilim filmi izlemek gibisi yoktur çünkü sorunlarının üzerine gittiğin zaman o sorunu çözersin, ondan kaçarak değil. Eğer siz de benle aynı fikirdeyseniz sizi ufaktan buraya alalım. 

The İnvitation (Davet) filminin yönetmenliğini Jennifer’s Body filmiyle adından söz ettiren Karyn Kusama üstleniyor. Genellikle feminen tarzı olduğu söylenen ve çektiği üç filmde de kadın oyuncuyu başrole taşıyan Amerikalı yönetmen bu filminde radikal bir değişikliğe imza atarak filmin hikayesini erkek karakter üzerinden anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda ise Logan Marshall-GreenTammy BlanchardMichiel Huisman, John Carroll Lynch gibi güçlü isimler yer alıyor. 

Psikolojik gerilim filmlerinde, özellikle de Amerikan yapımlı psikolojik gerilim filmlerinde film genellikle akşam yemeğinde büyük bir masa etrafında toplaşan bir grup gergin insanın birbirleriyle yüzleştiği sahnlere ağırlık veriyor. The Invitation da bu bağlamda geleneği bozmadığı gibi, akşam yemeği daveti gerginliğini bir seviye yükseltmiş durumda. Film girişteki araba sahnesini bir kenara bırakırsak tamamen tek bir mekânda ve tek bir masa etrafında dönüyor. 

The Invitation filminin kısaca konusundan bahsedelim.

Çocuklarının vefatından sonra ayrılan Will (Logan Marshall- Green) ve Eden (Tammy Blanchard) çiftinin yolu, iki sene sonra arkadaşlar arasında gerçekleşecek bir akşam yemeğinde tekrar kesişir. İşin çılgın tarafı, daveti düzenleyen kişi Eden ve yeni eşi David’dir. Halen oğlunu kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan Will, bu garip teklifi şaşırtıcı bir şekilde kabul eder. Bu davete sevgilisi olan Kira (Emayatzy Corinealdi) ile beraber katılır. 

Film olayı, Will’İn bakış açısıyla, onun gözünden bize aktarıyor. Eşinden ayrılmadan önce yaşadığı bu evde, işin gizemini onunla beraber verilen ipuçlarını takip ederek gerçeği bulmaya çalışıyoruz. İki seneliğine Meksika’da bir terapi grubuna katılan Eden, yeni eşi David ile de orada tanışmıştır. Orada aldığı terapi ve geçirdiği güzel vakitle çocuğunun ölümünü çok çabuk atlatmıştır. Gayet neşeli, iyimser ve gamsız tavırlar takınması, halen yas sürecinde olan Will’in dikkatini çeker ve bu durumdan bir hayli rahatsız olur. Bu tarz tramvatik olaylarda; baba daha ketum hislerini içine atan biri ve anne duygusal olarak ön planda olur ama bu filmde bu durumun tamamen tam tersi söz konusu. 

Film için genel itibariyle bir yapıt diyebiliriz.

Oyunculardan alınan verim, gizemli bir hikâye ve merak unsurunu koruyarak ters köşe yapması ve filmi Will’in gözlerinden izlememizi sağlayarak biz izleyiciler de izlerken en az Will kadar paranoyakça düşünmeye başlıyoruz çünkü Will’i tedirgin eden her ayrıntının aynı zamanda son derece bir mantıklı açıklaması da var hiçbiri işi boş kuşkular değil. 

Filmin tek eksi diyebileceğimiz yanı merak unsurunu ön planda tutmak adına gerilimden biraz ödün verilmesi, izleyenler olarak gerilim filmi açtığımızda ister istemez daha yoğun gerilim sahnesi bekliyoruz.  Gerilimde çok da başarılı olamayan The İnvitation, korku filmine yakışır bir final sahnesine imza atıyor. 

İnsanlığın İlk Hayal Kırıklığı

Previous article

Olay Yerine Yakınız: Raymond Holt

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Postlar

Login/Sign up