Kültür & SanatTarih

Bir Tuhaf İmparator: Caligula

0

Asıl adı Gaius Julius Caesar Augustus Germanicus olan imparator, daha çok “Caligula” takma adıyla tanınır. Bu takma adı, çocukken severek giydiği asker üniformasının bir parçası olan sandaletten gelmektedir. “Caligula”, kelime anlamı olarak “küçük sandaletli” demektir. Bu takma ismi almasının nedeni, küçük yaşta asker kıyafetleri giyip askerlerin yanında gezmesi ve ordunun maskotu haline gelmesidir. 12-41 yılları arasında yaşamış, henüz 28 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

   Gençliğinde dönemin imparatoru Tiberius’a  olağanüstü bir ilgiyle hizmet etmiş, ailesine karşı ise oldukça ilgisiz olan Caligula hakkında “Asla bu kadar iyi bir uşak ya da bu kadar kötü bir efendi olmamıştır.” cümlesi kurulmuştur.

    Arenalardaki en kanlı gladyatör düellolarını izlemekten büyük bir zevk alırdı. Ayrıca zengin kesimin, kölelere yaptığı işkencelere katılmak bir nevi hobisiydi.

   İmparator olmadan önce, ve imparatorluğunun bir süresinde halk tarafından gerçekten sevilen bir imparatordu. Başlarda, yaptığı düzenlemelerle ve izlediği politikalarla halkın ona duyduğu saygı ve sevgiyi pekiştirdi Caligula.

   37 yılının Ekim ayında ciddi bir hastalık geçirdikten sonra, tavırları, hal ve hareketleri oldukça değişti.

Başta onu çok etkilemeyen zalim ve farklı dürtüler, hastalığının ardından onu ele geçirdi adeta. Heteroseksüel, homoseksüel ve kız kardeşleriyle ensest ilişkiler yaşadığı dönemin tarihçileri tarafından söylenmiştir. Cinsel olarak oldukça maceracı olan Caligula, senato üyelerinin eşlerini dahi odasına çağırdığı söylenir.

   Kendisini “yaşayan tanrı” ilan etmiş, çok sevdiği ve ensest bir ilişki yaşadığı iddia edilen kız kardeşi Drussila’nın ölümünden sonra, kız kardeşini de tanrıça ilan etmiştir. Ayrıca kız kardeşinin ölümünden sonra yas ilan etmiş, yas süresince gülmeyi, ailecek yemek yemeyi hatta yıkanmayı bile yasaklamıştır.

   Biz nasıl yemek yerken bir şeyler izlemeyi seviyorsak o  da severdi elbet. Ancak izlemek için bizim gibi şeyleri değil, idamı tercih ederdi. Bir nevi hobi gibi, yemek yerken idam izlemek, onun için gerçekten çok eğlenceliydi.

   Arenalarda aslanlarla dövüşmesi için suçlu kalmayınca bazı seyircileri arenalara attırmayı sever ve hasta, yaşlı ve engelli insanları dövüştürüp izlemekten hoşlanırdı.

   Kendisine yukarıdan bakılmasını suç yapmış ve tahıl ambarlarını kapatarak halkı açlığa sürüklemiştir.

  Roma’nın baş tanrısı Jüpiter’in heykeliyle sürekli konuştuğu, sohbet ettiği, hatta zaman zaman sesini yükselterek tartıştığı rivayet edilir.

  41 yılında 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştür. Eşi bıçaklanarak, küçük kızı ise kafası duvara vurularak katledilmiştir.

   Zihinsel bir hastalığı olduğu muamma olarak ailesiyle birlikte dünyadan göçen Caligula’nın bir sözüyle bitirmek isterim:

“Korktukları sürece bırakın benden nefret etsinler.”

Dert Ortağım Benim: Terapi

Previous article

Temple Grandin’in İlham Veren Hikayesi

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Postlar

Login/Sign up