Dizi & FilmKültür & Sanat

Gerçek Olayların Beyaz Perdede Buluştuğu Beş Biyografik Film Önerisi

Film
0

Biyografik Film – Hiç başarı öyküleriyle herkes tarafından tanınan birinin ya da gerçekte yaşanmış bir olayın ‘Acaba sinemaya uyarlansa nasıl olurdu?’diye düşündüğünüz biri ya da birileri oldu mu? Siz de tarihte iz bırakmış ya da okuduğunuzda sizi etkileyen hayatlara ilgi duyanlardan iseniz önereceğim biyografik filmler tam da size göre! Birçoğumuzun film izlerken dikkat ettiği bazı unsurlar vardır. Kimi için önemli olan içerik iken bir diğerimiz için gerçeklik payı olabilmektedir. Bazılarımız için olayların gerçek yaşamdan esinlenmiş olması filmi daha ilgi çekici hale getirebiliyor. Kendi alanlarında iyi işler başarmış,ya da yaşamış olduğu zorluklarla insanları derinden etkileyen ya da ilham olan kişilerin yaşam öykülerini okumak yerine izlemeyi tercih edenler için biyografik filmler tam da bu konuda merak duygumuzu gidermektedir. Önerdiğim biyografik filmlerdeki kişiler bilim,sanat,spor gibi alanlarda  kendi yaşamlarını ve başka insanların hayatlarını değiştiren aynı zamanda günümüzde kabullenmekte zorlandığımız,ya da görmezden geldiğimiz bazı gerçeklikleri gözler önüne sermektedir. Bu biyografik filmleri izlediğinizde geçmişte yaşamış oldukları zorluklar ile günümüzde yaşanmakta olan sorunlar arasında birçok ortak nokta olduğunu fark edeceksiniz. Şimdiden iyi seyirler!

THE IMITATION GAME

The Imitation Game İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin kullandığı enigma isimli bir şifreleme makinasının çözülmesini sağlayan Alan Turing isimli İngiliz matematikçiyi konu almaktadır.İkinci dünya savaşı sırasında Nazi Almanyası enigma isimli bir makine ile şifreleme yöntemiyle iletişim kurmaktadır.Nazi Almanyası ile mücadele eden İngiltere büyük kayıplar vermektedir. Enigmayı çözmek için her türlü yöntemi denemekte fakat başarılı olamamaktadır. Sonrasında ise ülkedeki en iyi kriptoloji uzmanlarından bir ekip oluşturarak enigmayı çözmelerini istemektedirler. Bu kriptoloji uzmanlarından biri Alan Turing isimli matematikçidir.Ekip bir araya gelerek enigmayı çözmek için işe koyulmaya başlamıştır.Fakat işleri oldukça zordur. Çünkü enigmayı çözmek sandıklarından daha zordur. Birçok yöntem denemektedirler fakat işe yaramamaktadır. Hükumet artık çözmeleri konusunda baskı uygularken diğer kendi aralarında yaşanan birtakım sorunlar da süreci yavaşlatmaktadır. Alan Turing bu yaşanan çatışmalar arasında sakin kalabilen ve belki de en mücadeleci olanıdır. Film boyunca neden bu kadar ısrarcı diye düşünebiliyorsunuz.Çünkü Alan Turing diğerlerinden oldukça farklı düşünen birisidir.Bu yüzden de ekip arkadaşları ile uzlaşma konusunda güçlükler çekmektedir. Hükumet baskısı ve iç anlaşmazlıklar gibi sorunlar yaşansa da nihayetinde Alan Turing ve ekip arkadaşlarının enigmayı çözebildiklerini göreceksiniz.Fakat her şey burada sona ermemektedir.Alan Turing özel yaşamı ve cinsel yönelimi nedeni ile toplumda suçlayıcı ve yargılayıcı yaptırımlara maruz kalmıştır. Film boyunca büyük bir başarıya imza atan bir matematikçinin mücadelesine tanıklık ediyoruz,tüm bu başarıya rağmen yönelimleri nedeniyle yargılanması,bizlere aslında insan ve toplumların ön yargılı olduğunu ve iki yüzlü yönünü gösterdiğini görmekteyiz.Sizler de bilim ve tarihin akışını değiştiren ünlü matematikçi Alan Turing’in yaşamını ve enigmayı nasıl çözdüğünü merak ediyorsanız The İmitation Game izlemenizi tavsiye ediyorum!

GİZLİ SAYILAR

Gizli Sayılar filmi Amerika’da yaşayan ve NASA’da çalışmaya başlayan üç siyahi kadın matematikçinin başarı öykülerini anlatmaktadır.Amerika ile Sovyet Rusya arasında geçen rekabet döneminde Amerika aya insan göndermek için çalışmalar yapmaktadır.Zeki ve yetenekli olan bu üç siyahi kadın NASA’ya girmek istemektedirler fakat bu pek kolay değildir. Amerika’da ırkçılığın ve ayrımcılığın ön planda olduğu zamanlarda,siyahi insanlar için yaşam oldukça zordur. Sosyal hayatlarından eğitim haklarına kadar birçok yerde ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar. Filmde hayatları konu edilen üç siyahi kadın için de durum bundan farksızdır. Eğitim alanında başarılı olmalarına rağmen beyaz vatandaşların olduğu okullarda okuyamamaktadırlar,aynı iş yerinde çalışırken bile görev dağılımları farklıdır.Sadece bu değil kullandıkları lavabo bindikleri otobüslere kadar her şey ötekileştirilmiştir. Her biri işinde mücadeleci ve çalışkan olan bu üç kadının yaptıkları iş iyi olsa bile görmezden gelinmektedir. Film boyunca kendilerini kanıtlamak, haklarını elde etmek ve kendilerini kanıtlamak isteyen kadınların maruz kaldığı birçok ayrımcılığı ve siyahi vatandaşlara olan ön yargı kalıplarını rahat bir şekilde gözlemleyebiliyorsunuz. İnsanın yaptığı işten ziyade ırkının,renginin daha çok önemsendiği dönemlerin günümüzde bile varlığını devam ettirmesi ne yazık ki üzücü bir durum. Önlerine çıkan engellere rağmen hedeflerinden vazgeçmemiş ve başarılarını ispatlamış bu üç kadının başarı öyküsünü izlemek istiyorsanız Gizli Sayıları şiddetle tavsiye ediyorum!

LİON

Film beş yaşında olan Hintli Saroo’un abisini tren vagonunda beklerken uyuyakalması ve trenin hareket etmesiyle kendini bilmediği bir yerde bulmasını ve başından geçen olayları anlatmaktadır. Saroo abisi ve annesiyle birlikte fakir bir yaşam sürdürmektedir.Bir gün abisinin peşine takılıp onunla işe gitmek istediğini söyler. Abisi onu trende beklemesi gerektiğini ve hemen geleceğini söyler. Abisini beklerken uykusu gelen Saroo vagonlardan birinin içine girer ve uyuya kalır.Gözünü açtığında ise bambaşka bir yerdedir. Nerede olduğunu bilmeyen ve evinin yerini de hatırlamayan Saroo için zor günler başlar. Günlerce dışarıda uyur,dilenmek zorunda kalır ve en sonunda birileri tarafından yetiştirme yurduna verilir. Yetiştirme yurdu ise bildiğimiz yetiştirme yurtları gibi değildir. Hindistanda her yıl binlerce çocuk kayıp olduğu ya da bakılamadığı  için yetiştirme yurtları oldukça kalabalık ve bakımsızdır. Saroo yetiştirme yurdunda biraz kaldıktan sonra Avustralyalı bir çift tarafından evlat edinilir. Saroo’yu evlat edinen kişiler oldukça sevgi dolu ve iyi insanlardır. Saroo o günden sonra sevgi ve şefkat ile büyütülür. Yetişkin olan Saroo her geçen gün onu biraz daha içine çeken bir düşünceyle boğuşmaktadır,o da gerçek ailesini bulmak. Her ne kadar onu yetiştiren insanlara minnet ve sevgi duysa da bu düşünce aklının bir köşesini her daim kurcalamakta ve ona üzüntü vermektedir. Beş yaşında kaybolan ve nereli olduğunu bilmeyen Saroo evini bulabilecek midir? Dram ve sizi duygudan duyguya sürükleyen Lion filmi merak edenler için izlenmeyi bekliyor!

I,TONYA

Film buz pateni yapan sporcu Tonya Harding’in başarı ve acılarla dolu yaşam öyküsünü anlatmaktadır. Tonya Harding küçük yaştan itibaren baskıcı bir anne tarafından büyütülmüştür. Annesinin ona sürekli daha iyi olması gerektiği konusundaki uyarıları ileride Tonya’nın kendini yetersiz hissetmesine neden olacaktır. Baskıcı bir anne tarafından büyütülen Tonya’nın en büyük tutkusu buz pateni yapmaktır. Küçük yaşta aldığı buz pateni eğitimleri onu iyi bir patenci yapacaktır. Fakat sancılı bir çocukluk geçiren Tonya bunu ilişkilerine de taşıyacaktır. İlişki yaşadığı kişilerle yaşamış olduğu dengesizlikler,annesinden kaçmak için yanlış eş seçimleri yapması hayatını farklı noktalara taşıyacaktır. Yaşadığı ikilemler,psikolojik ve fiziksel şiddetler Tonya’yı hayatının her döneminde etkisi altına almaktadır. Bunlardan kurtulmak,kendini mesleğine adadığı dönemler de olmuştur. Girdiği yarışlarda iki kez şampiyonluk kazanan Tonya hayatının zirve dönemlerini yaşarken psikolojik olarak yanlış kararlar verdiği dönemlere girecektir. Bir şampiyona için yarışacağı yarışmacılardan birinin ayağını sakatlaması için birini tutması ve daha sonra bunun ortaya çıkması,Tonya için geri dönüşü olmayacak hatalardan biri olacaktır. Bu kadar başarılı bir sporcunun yaptığı hatalara neden olan olaylara baktığımız zaman,çocuk yaştan itibaren baskıcı,yetersiz ve eksik bir çocuk gibi büyütülmesi ve yetişkin biri olduğu zaman bile bu travmaların yaptığı her seçimi etkilediğini görebilmek mümkün. Siz de Tonya Harding’in öyküsünü merak ediyorsanız I,Tonya izlenmeyi bekliyor!

Frida

Sosyal medyada fotoğraflarını,eserlerini gördüğümüz yazdığı kitapları okuduğumuz Frida Kahlo’nun hayatını merak edenler için, işte karşınızda Frida! Ressam olan Frida Kahlo yalnızca yaptığı eserlerle değil,yaşadığı aşkla siyasetle ve cinsellikle alakalı görüşleri ile de bir zamana damga vurmuş ve günümüzde eserleri,söyledikleri hala konuşulan sanatçılardan birisidir. 17 yaşında yaşadığı kaza ile hayatı değişen Frida Kahlo o zaman yaşadığı acıları resme dökmüştür. O kadar acıya rağmen yatağında resim yapmaya devam etmiştir. Yalnızca yaptığı resimler değil,o zamanlar yaşadığı aşk ve acılar da Frida’nın kendisini derinden etkileyen ve bunları eserlerine yansıtan unsurlardan biri olmuştur. Frida Kahlo cinselliğin özgürce yaşanılması gerektiğini düşünen birisidir.Güzelliğe bakış açısının standart düzeyde olması gerekmediğini, algıları yıktığını kendini nasıl görmek istiyorsa öyle davrandığını filmde bir kez daha görmekteyiz.Bunun yanı sıra Ressam Diego Rivera ile yaşadığı tutkulu aşk sanatını daha da geliştirmiştir. İkisi de birbirinden beslenmiştir. Fakat Diego sadık bir eş değildir.Frida Diego’nun onu aldattığını öğrendiğinde ‘İki büyük kaza geçirdim Diego,tramvay ve sen.En kötüsü sendin!’ sözünden ona olan kırgınlığını ve öfkesini anlamaktayız..Bunun yanı sıra Frida’nın siyasi duruşunun da olduğunu,eşi Diego ile birlikte politika hakkında görüş bildirdiğini görmekteyiz.Hayatı acı,aşk,ihanet ve sanatla geçmiş ünlü ressam Frida Kahlo’nun hayatını ve sanatını merak edenler için Frida’yı izlemenizi tavsiye ediyorum!

Netflixte İzlenmesi Gereken Beş Belgesel Önerisi

Previous article

Yıldız Tilbe Şarkılarını Psikolojik Bir Yaklaşımla İnceledik

Next article

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Login/Sign up