EtkinliklerHobi

Havacılık

Havacılık
0

Çocukluğumdan beri havacılığa olağanüstü ilgim vardı. Küçük bir çocuk olarak elimden gelen sadece ya haberlerde ya da animasyonlarda havacılık ile ilgili bir şeyleri izleyebilmekti. 

Büyüdükçe tutkum , merakım, heyecanımda benimle birlikte büyüdü…  

Defalarca uçma hayaliyle bir çok yerden atladım ve kendimi sakatladım.

Ancak hala elimden gelen tek şey sosyal medyalarda ve kişisel kanallarda havacılık tutkusu olan insanları ve haberleri izlemekti.

Havacılıkla tanışmam enteresan oldu diyebilirim. Yemekle pek aram yoktu. Genel olarak tek öğün yiyiyordum. Ailem bu durumdan fazlasıyla rahatsızdı. Babamın tesadüfen havacılık atölyesini görmesinin ardından yemek yemem karşılığında beni sürpriz olarak oraya götüreceğini söyledi. 

Uzun zaman sonra ilk kez yemeğimi iştahla yedim. Sabah erkenden atölyeye gittik. Yaşanmışlık ve deneyimlerim çok az olsa da diyebilirim ki o sabah benim hayatımın dönüm noktası oldu.Benim hayalim  kursa katılan herkesin hayaliydi.

Bizler gökyüzünün büyüsüne kapılmış maviye aşık bir gruptuk. Kendimi ilk günden grubun bir parçası olarak hissettim.Bu nedenle her şey çok hızlı ilerledi.

Genelde sabırsız bir insanımdır.Ancak model uçağımı yaparken ona zarar vermemek için ve elbette ortaya güzel bir şeyler çıkarmak için inanılmaz sabırlı oluyorum. Bu durum etrafımdaki herkesi çok şaşırtıyor.

İşimiz çok zor. Herkes tarafından biraz garip karşılanan bir spor yapıyoruz.Halbuki bu spor çok özel. Bizler baş kahramanımızı gökyüzünde özgürce süzülen model uçağımızı ahşap masalarda tesfiye kokusu ile kendi ellerimizle yapıyoruz. Belki de bu kadar özel olmasının öncelikli sebebi bu çünkü her aşaması emek dolu…

Atölyeden sahaya her anı emek yüklü olan bir spor…

Derken artık yarışmalar başladı. Heyecanımızı ve isteğimizi gören milli takım yarışmacısı bize önder oldu, antrenörümüz oldu. Yıl içinde yapılan tüm ulusal yarışmalara katıldık ve sonuç tüm yarışmalarda dereceler bize aitti. Yarışmalardan aldığım sonuç, daha fazlasını hayal ve merak etmem beni ve ekibimi hep ileriye taşıdı. 2 yıl boyunca katıldığımız tüm yarışmalarda ilk üç derece bize aitti. Bu başarıların ardından milli takıma seçildik. Ve yurt dışında Bulgaristan’da ülkemizi, bayrağımızı temsil ettik. Sadece ülkemizi ve bayrağımızı temsil etmedik bize inanan, destekleyen bizim kadar heyecanlanan herkesin adına yarıştık. 

Yarışma benim için oldukça zordu. Zaman zaman bizimle deneyimlerini paylaşan hocalarımızın anlattığı anılara ” yok artık ” dediğim her şeye tanıklık ettim. Kayıp modelimi ağlayarak ararken, eşofmanıma yapışıp beni bırakmayan diken tarlalarından geçerken, yanından geçerken kollarımı kesen kocaman ay çiçeklerden korunmaya çalışırken, üstünden  atlarken düştüğüm kanallardan, kavurucu güneşin altında zorlanırken her raunt arasında 2 saat boyunca gidip modelimi bulup tekrar yarışmak sabah gün doğmadan başlayan serüven akşam gün batımında son bulması…  Buraya kadar her şey çok zordu ama yarışma sonunda başarının verdiği mutluluk tüm zorluklara değdi. Çünkü yine tüm dereceler bize aitti. Ülkemiz de alkışlarla, mutluluktan gözü yaşlı bize inanan insanlarla karşılanmak, üstünde bayrağımızı taşıyan arabaların konvoy şeklinde bizi karşılaması ve daha bir çok tarifsiz duyguyu bir arada yaşayınca iyi ki dedim o an yaptığım spordan da, gösterdiğimizden başarıdan da gurur duydum.

Model uçak benim için  bir hobiden daha fazlası, keyifle yaptığım bir TUTKU. 

Bir gün yaşlanacağım ve biliyorum ki model uçağımı uçuramayacağım. Ancak hiç bir zaman bir uçağın uçuşunu keyifle izleyip saha kokusunu içime çekmekten vazgeçmeyeceğim.   

Benim havacılık sporlarından ilk tanıştığım spor model uçak. Bir sonraki yazım da yamaç paraşatüyle tanışmamı, uçmanın nasıl bir duygu olduğunu sizlere anlatmaya çalışacağım. Teşekkür ederimmm 

Yaren Abay

Görevini Hakkıyla Yapan Eklentiler

Previous article

Seramik Hamuru Kullanarak Seramik Yapımı

Next article

Comments

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Popüler Postlar

Login/Sign up