Kişisel Gelişim & Sağlıklı Yaşam

İngiliz Dili ve Edebiyatı: Yan Dal Maceram

İngiltere
0

Bir yılını geride bıraktığım İngiliz Dili ve Edebiyatı yan dal serüvenimden bahsediyorum.

İngiliz Edebiyatı

 Merhaba, ben Ayşe, Doğuş Üniversitesi’nde ikinci sınıf Psikoloji (İngilizce) öğrencisiyim. Üniversite tercihlerimi yaparken bile aklımda ÇAP (Çift Ana Dal) ve yan dal vardı. Bunlardan kısaca bahsedecek olursam, ÇAP yaptığınızda iki farklı programın tüm derslerini alıp (bu okulunuzun uzamasına yol açar) üniversitenizden iki ayrı diplomaya sahip olarak mezun olursunuz. Yan dal yaptığınızda ise seçtiğiniz programdan sınırlı sayıda ders alıp mezun olurken o program için bir sertifika alırsınız. Her ikisine de ana dalınızda iki dönem tamamladıktan sonra başvurabilir ve ona ek olarak sürdürürsünüz. Bunların şartları üniversiteden üniversiteye değişiklik gösterir, üniversite tercih etmeden önce veya şu anda eğitim almakta olduğunuz üniversitenizde araştırarak öğrenebilirsiniz. Ben ÇAP veya yan dal için eğer üniversitemde Tarih bölümü olsaydı onu tercih ederdim. Birinci sınıfta aldığım Introduction to Sociology (Sosyolojiye Giriş) dersinde makale okumaları yapardık, dersi çok sevmiştim. Fakat Sosyoloji program derslerine bakınca ÇAP yapacak kadar ilgimi çekmedi ve alacağım ders sayısının fazlalığından ÇAP yapmanın bana kalan zamanı azaltıp ana dalımda ortalamamı yüksek tutmaya çalışırken ağır bir yük olacağını düşünmeye başladım.

Ardından İngiliz Dili ve Edebiyatı

okuyan bir arkadaşımla sohbet ederken okuldaki hocaların çok iyi olduğunu öğrendim ve zaten ilgimi çeken bir alan olduğundan Introduction to English Literature II dersine misafir olarak katıldım, daha Shakespeare’in Sonnet 18 analizini yaptığımız o dersten bayıldım. Birkaç hafta daha ziyaret ettim ve yazın yan dal başvurusu yaptım. En sevdiğim şeylerden biri okumak, edebiyat ve en sevdiğim yazarlardan biri Oscar Wilde. Kitapların ön sözlerini, son sözlerini, çevirmen notlarını okumak; yazarların biyografilerini, eserlerin arka planlarını öğrenmek çok hoşuma gider. Son zamanlarda farklı dillerdeki eserlerin çevirilerinin orijinal diline sadık kalamadığının ve özellikle edebi eserlerde aktarım biçimini karşılamada yeterli olmadığını düşünmem de beni eserleri orijinal dilinden okumaya sevk etmişti. Yan dal da bunu yapmamı kolaylaştırdı, birinci sınıftan beri okumaya pek vakit ayıramamaya başlamıştım. Geldik ders seçimi haftasına. Başvuru yaparken de muğlak olan şey alabileceğim ders sayısıydı. Bunun için net bir şey söylenmedi ancak her dönem 2 ders alabiliyorum, daha fazla almayı düşünmediğim ve ÇAP’ta olduğu gibi tüm program derslerini almam gerekmediği için teşebbüs de etmedim. Kendi bölüm derslerime göre ortaya çıkan ders programımla çakışmayacak şekilde ve ilgi alanıma uygun ders seçebilmek için tüm dersleri inceledim. Yan dalda ilk yılda yalnızca birinci ve ikinci sınıftan ders seçme hakkına sahiptim. Hal böyle olunca seçeneğim iki derse düştü. Biri dil bilgisi üzerine olduğu için vakit ayırmaya değecek, keyif verecek gibi gelmedi. Diğer ders ise harikaydı, hocasını birinci sınıfta ziyaret ettiğimden tanıdığım için seve seve Introduction to English Literature I dersini aldım. Tüm derslere katılmak, iyi dinlemek, gerekli okumaları yapmak ve not almak gerekiyor sınava hazır olmak için. (Okulumda bu bölümün sınavları hiçbir zaman çoktan seçmeli olmuyor sanırım dersin doğası gereği.) Vizeden 100 almıştım ki sınıf ortalaması 36 idi, finale ise diğer sınavlardan dolayı pek çalışma fırsatım olmadığından kayda değer oranda düşük almıştım. Ancak yan dal hobi gibi keyif almak için yaptığım bir şey olduğundan, geleceğe dair de bir planım olmadığından sınav odaklı olmadım hiçbir zaman. Derslerden sonra kütüphaneye gidip antoloji, roman, ders kitabı karıştırırdım. Saatlerce oturur zamanın nasıl geçtiğini anlamazdım. Hoca derste bazı şeylerden öyle güzel bahsederdi ki onları daha okumadan/izlemeden sempati duyardım. En büyük pay hocamındır bu bölümden zevk almamda.

Bölüme giriş dersleri tatlı tatlı, hafiften zorlaşarak geçti. Her dönemin önce tarihsel olaylarından, bunların edebiyatı nasıl etkilediğinden bahsedip ardından öne çıkan yazarları anıp önemli eserlerini inceledik. Bundan sonraki dersler ise bu derslerde kısaca geçtiğimiz her konuya yoğunlaşıyor. Örneğin English Drama, Victorian Literature, Chaucer and His Contemporaries, Shakespeare… İlginiz varsa cennet gibi dersler sizi bekliyor. Bu bölümde en önemli şey okuma yapmak ve derslere katılmak bence. Eserleri anlamak için de dönemin özelliklerini kavramak gerek diye düşünüyorum. Mesela John Donne’un The Good Morrow’unu yorumlamak için metafizik şiiri veya Charles Dickens’ın Hard Times’ında neye dikkat çektiğini anlamak için Sanayi Devrimi’nin etkilerini biraz bilmek gerekiyor.

En azından bu okulda önümde daha 2 yıl olan serüvenime katkısı bulunmuş ve bulunacak olanlara teşekkür ederim, umarım sizin için de küçük bir pencere açabilmişimdir. Buraya kadar bahsettiklerim yalnızca bir yıllık kendi minik deneyimime dayanıyor, dilerim bittiğinde de sizlerle üzerine eklediklerimi paylaşabilirim. Aklınızda yan dal yapmak veya İngiliz Dili ve Edebiyatı okumak varsa biraz daha araştırıp karar verin derim.

Ayşe Erol

Görsel kaynakları: http://www.mcgilltribune.com/student-life/to-double-major-or-not-to-double-major-031119/

Ruhun Sesi Keman

Previous article

Coğrafya Kader midir?

Next article

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Login/Sign up