Kişisel Gelişim & Sağlıklı Yaşam

Sezgisel Beslenme Nedir?

Sezgisel Beslenme Nedir
0

Sezgisel beslenmenin anlamına baktığımızda” açlık, tokluk hissiyatımızı göz önünde bulundurarak herhangi bir yiyeceğe önyargılı olmadan keyif ve mutlulukla beslenme” diyebiliriz. Bu ne demek? Bunu biraz açıklayalım. İstediğin gibi, istediğin kadar yemek yemek. İstediğimizi yersek kilo alırız diye bir algı olabilir. Burada yapmamız gereken ayrım duygusal açlığımızla, gerçek fiziksel açlıktır. Duygusal açlığı doyurduktan sonra suçluluk duygusu ve vücutta ağırlık olur. Aynı zamanda sadece bir yiyecek grubuna karşı istek olur. Fiziksel açlığı doyurduktan sonra vücutta hafiflik ve haz duygusu olur. Diyelim ki artık sezgilerimize ve açlığımıza inanarak yemek yemeye başlamak istiyoruz. Ne yapabiliriz?

Sezgisel Beslenmeye Geçiş

  • Sezgisel beslenmenin temel taşı sezgilerimizdir. İçimizdeki yargılayıcı sesle sezgilerimizi nasıl ayırt edebiliriz? Yargılayıcı ses çoğunlukla öfkeli ve suçlayıcıdır. Sezgilerimiz ise daha sakin ve huzurludur. Çocukluktan itibaren yargılayıcı ses çok fazla çıktığı için onu dinledik. Her sesi yüksek olanın haklı olmadığını bildiğimiz gibi yargılayıcı sesin de haklı olmadığını bilebiliriz. Peki bu sesi nasıl daha az duyabiliriz? Her yargılayıcı ses duyduğumuzda” Evet, bu benim bakış açım” deyip o seste kaybolmamak çok önemli.

Diyet Kültürünü Reddet

Sosyal medya, çevre baskısı derken bir anda kendimizi diyet yaparken bulabiliyoruz. Araştırmalar gösteriyor ki diyet yaparak kilo veren insanların %95’i bir sene içinde verdikleri kiloları geri alıyorlar. Kilo veren sonra alan her insan iradesizliklerinden mi kilo alıyor? Tabi ki hayır. Çok düşük kalorili, yasaklarla dolu olan diyetten çıktıktan sonra beynimiz kıtlık bilincine girdiğinden dolayı yağı ve suyu depolamaya başlıyor. Bu aslında beynimizin, bizi korumak için başlattığı bir program. Bu da gösteriyor ki diyet yaparak kilo vermek ve kiloyu koruyabilmek akıntıya karşı yüzmeye benziyor.

Açlığına Saygı Duy

      Vücut enerjiye ihtiyaç duyduğunda beyin aracılığıyla bize sinyal yollar. Açlık sinyallerimize kulak asmaz ve geçiştirirsek ilerleyen saatlerde yeme atakları geçirme riskimiz artar. Ne kadar açlığımızı görmezden gelirsek kendimizi doyurmamız ve yemekten aldığımız keyif azalır.

Diyet Polisine Karşı Çık

“Tatlı yersem kilo alırım.”,” Sabah tatlı yenirse kilo aldırmıyormuş.”,” Sabahları aç karnına sirke içmek metabolizmayı hızlandırıyormuş.” gibi cümleler hayatımızda sıkça duyduğumuz şeyler. Bu kalıplaşmış cümleler biz ve sezgilerimiz arasında bir duvar örüyor. Eğer tatlı yemek istiyorsan yiyebilirim. Demek ki vücudunun ona ihtiyacı var. Bu bakış açısı size iyi gelecek emin olun.

Tokluğuna Saygı Duy

       Ayıp olmasın, tabakta kalmasın diye yediğimiz yiyecekler vücudumuza daha fazla yük bindiriyor. Vücut daha fazla çalışmaya başlıyor ve yoruluyor. Eğer tokluk duygusunu hissettiysek kendimizi yemek için zorlamak bize zarar verir. Elbette ziyan etmek istemeyebiliriz. Kalan yiyeceği yanımıza alıp acıktığımız zaman yiyebiliriz.

Duygusal Açlıkla Baş Et

Yemek yemeden önce ilk başta “Ben aç mıyım” diye sormak önem taşıyor. Stresimizi, üzüntümüzü atabilecek bir hobi bulmak işimizi kolaylaştırır.

Hangi Yiyecekleri Sevdiğini Fark Et

Kıtır kıtır yiyecekleri mi yoksa yumuşak yiyecekleri daha çok seviyorsunuz? Yağlı mı yoksa yağsız yiyecekleri mi? Belki de sürekli yediğiniz o çikolatayı aslında sevmiyorsunuz. Bu küçük farkındalıklar hem yemekten keyif almamızı hem yiyeceklerle ilişkimizi onarır.

Bedenine Saygı Duy

Bedenin sana neye ihtiyacı olduğunu aslında fısıldıyor. Bu sese kulak vermek sezgisel beslenmede önemli yere sahip. Bedene hakkettiği saygıyı bu şekilde verebiliriz.

Sana En Uygun Egzersizi Bul

Açık havada mı, kapalı alanda mı spor yapmayı seviyorsun? Yüksek tempolu mu yoksa daha dingin sporları mı? Bu kişiden kişiye değişeceği için size en uygun sporu bulana kadar denemek önemli.

Kendine İyi Davran

Bedenimiz ve biz şefkati hakkediyoruz. Fazladan birkaç kilo var diye lütfen kendinize hor davranmayın. Kilo geçici ama siz kalıcısınız bunu unutmayın.

Sezgisel beslenmeyi hayatınıza katabilmek için zamana ihtiyacınız var. Bu zamanı kendinize tanımanız çok önemli. İlk aylarda bir iki kilo alabilirsiniz bu gayet normal çünkü beyin her daim kıtlığa tekrar gireceğini düşünür. Beyniniz artık kıtlığın bittiğine karar verdiğinde ideal kilonuza (bu BMI ile hesaplanan kilo değildir) ulaşacaksınız. Umarım sezgisel beslenme konusunda sizlere fikir verebilmişimdir.

Yolunuz her zaman ışıklarla dolsun.

Zamanına Meydan Okumuş Kitap: Kadının Adı Yok

Previous article

Theta Mucizesi

Next article

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Login/Sign up