Kültür & SanatTarih

Vikingler ve Viking Kültürü Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Vikingler
0

Vikingler ve Viking Kültürü Hakkında Bilinmeyen Gerçekler

Arkadaşlar hepinize selamlar, hepimizin ismen aşina olduğu veya bir ırk, bir kültür ya da herhangi bir konuda sadece yüzeysel bilgiyle hâkim olduğu bazı konular vardır. Ben de bu yazımda Viking tarihi ve kültürü hakkında yüzeysel olmayan bilgileri sizlerle buluşturmaya çalışacağım.

Viking Nedir?

Viking kelimesi, korsanların pusuya yatıp ticaret gemilerini avlayabileceği bir yerden; koy ya da küçük fiyort anlamına gelen Norveççe vik’ten gelmektedir.

Vikingler Kimdir?

Vikingler tüccar, kâşif ve savaşçı kimlikleriyle tüm dünyaya ün salmış, 8.yüzyılın sonlarından 11.yüzyılın başlarına kadar faal bir şekilde varlıklarını gösteren bir denizci kavimdi. Esasen Amerika kıtasını ta o zamanlar keşfedip, Rusya’nın ücra köşelerine kadar doğuya ilerlemişlerdi.

İnsanların algısında, daha medeni ulusları ve diğer herhangi bir ulusu sadece hazine ve kadın uğruna kılıçtan geçirip talan eden vahşi kimseler olarak görülseler de Vikinglerin kültürü ve inançları oldukça çeşitliydi. Savaşçılıklarıyla ünlenmiş bu insanlar, geçtikleri topraklarda ekonomiden askerliğe birçok alanda değişime de imkân tanımıştı. Şimdi hep beraber Viking Kültürünü inceleyelim.

Viking Kültürü

Viking kültürü; Jarllar (aristokratlar), Karllar (alt tabaka) ve Thrallar’dan (köleler) oluşan üç sınıfa bölünmüş İskandinav kültürüydü. Kast sistemi kadar sert olmasa da bazı sınıflar için, sınıf atlamak mümkün değildi. Karllar için bir üst sınıfa geçmek mümkünken, Thrallar için aynı durum söz konusu değildi. Diğer topraklara yapılan Viking akınlarının başlıca motivasyon kaynaklarından biri olarak kabul edilen kölelik sistemi, İskandinavya boyunca yaygın olarak uygulandı.

Vikinglerin barbar, insan dışı gibi bir algısı olmasına karşılık, kadınlar Viking kültüründe diğer birçok kültüre göre daha fazla hak ve özgürlüğe sahipti. Kadınlar mülk edinebilir, eğer evlenmemişlerse nerede ve nasıl yaşayacağını kendi seçebilir, kendilerini yasaların önünde temsil edebilir ve bira fabrikaları, tavernalar, dükkanlar gibi iş yerlerine sahip olabilirlerdi. Bu kulağa normal ve basit bir durum gibi gözükse de durumu 800lü yıllara göre değerlendirecek olursak aslında insanların algısını yıkan bir kültüre sahiplerdi.

Vikinglerde evlilik ve sosyal hayatı inceleyecek olursak;

Evlilikler klandaki erkekler tarafından ayarlanır ve ne erkekler ne de kadınlar kiminle evleneceklerini seçebilirdi. Kadınların elbiseleri ve mücevherleri kendileriyle aynı sosyal sınıfa ait erkeklerle aynıydı ve her iki cinsiyet de alt sınıflarla ilişkilendirilen bir takı olan küpeyi takmazlardı. Evi çekip çevirmek ve çocuk yetiştirmek gibi görevler kadının sorumluluğunda olsa da yemekleri erkek-kadın birlikte hazırlardı.

Vikinglerin çoğu çiftçiydi fakat aynı zamanda toplumda demirciler, zırhçılar, bira üreticileri, tüccarlar, dokumacılar, çalgı üreticileri, şairler, esnaflar, marangozlar, kuyumcular gibi çok çeşitli meslek sahibi insanlar da vardı. Vikinglerin en önemli gelir kaynaklarından biriyse aslında doğaydı. Bol miktarda sahip oldukları çam ağacının reçinesi olan amberin ticaretiydi, Vikingler amberi duruma göre kuyumculukta kullanırken kimi zaman da yarı işlenmiş bir biçimde dönemin güçlü İmparatorluklarından olan Roma ve Bizans İmparatorluklarında satardı.

Vikinglerin akıllarda kalan yanlış imajı sadece barbar görüntüleri değildi aynı zamanda pis ve vahşi oldukları düşünülüyordu fakat aksine durum böyle değildi. Vikingler oldukça titizlerdi ve dış görünüşleri ile temizliklerine çok fazla önem gösterilerdi. Doğuyla ticari faaliyet kurulduktan sonra, Viking Jarlları (Aristokratları) sık sık ipek giyip pahalı mücevherler taktılar. Bakımlı saçlarını ördüler, hoş pelerinler giyip titizlikle işlenmiş, el yapımı mücevher kolyeler, el ve kol bileklikleri taktılar.

Vikinglerde, temizlik yalnızca zenginlik ve statü göstergesi için yapılmıyordu, aynı zamanda dini açıdan da büyük öneme sahipti. Vikingler, devasa yılan Jormungat tarafından salıverilmiş Naglfar gemisinin sularda yüzerken göründüğü, tanrıların ve dünyanın sonunun alacakaranlığı olan Ragnarok gününe olan inançları yüzünden el ve ayak parmaklarının tırnaklarını daima kısa tutmaya özen gösterdiler. İnanışlarına göre, Naglfar ölülerin tırnaklarından inşa edilmişti ve bu nedenle, kesilmemiş tırnaklarla ölen herkes gemiye inşaat malzemesi sağladığı için kaçınılmaz sonu hızlandırırdı.

Kum Tanesi Olmak

Previous article

Portelerle Yaratılan Şaheser: Loving Vincent

Next article

Comments

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Login/Sign up